Başkanın Mesajı

Sosyal sorumluluk çerçevesinde kurmuş olduğumuz bu organizasyonla; işitme sorunluların sorunlarını azaltmak, yaşam standartlarını iyileştirmek ve yaşamda aktif şekilde kalabilmeleri için çaba harcıyoruz.

Sosyal sorumluluk çerçevesinde kurmuş olduğumuz bu organizasyonla; işitme sorunluların sorunlarını azaltmak, yaşam standartlarını iyileştirmek ve yaşamda aktif şekilde kalabilmeleri için çaba harcıyoruz.

 

İşitme kaybı hızla artan ve geniş kitlelere yayılan bir sorundur. Eskiden insanlar genelde işitme kaybını bir yaşlılık hastalığı olarak görürdü. Hâlbuki günümüzde bu sorunun sadece bir yaşlılık hastalığı olmadığı her kesimi etkilediği ortaya çıktı. Dünya sağlık örgütünün verilerine göre dünya nüfusunun %16’sı işitme sorunu yaşıyor. Bu şu anlama geliyor; yaklaşık her beş insandan biri bizi az anlıyor veya yanlış anlıyor.

 

Dünya nüfusunun %16’sını ilgilendiren bir sorunu hafife almak veya ihmal etmek, daha büyük sorunların doğmasına ve yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Toplumda reel bir sorun varsa ve o sorun yaygınlaşıyorsa çözüm bulmak şarttır. Bu çözüm iki kategoriye ayrılabilir. Birincisi önleyici tedbirler alıp yaygınlaşmasını önlemek, ikincisi ise terapi konusunu detaylı irdeleyip maksimum faydaya odaklanmaktır. Önleyici tedbirler almak bir kamu sorunu olduğundan ilgili kurum ve kuruluşların bu alanda çalışma yapmaları ve destekleri beklenir. Terapiye gelince modern duyma akustik teknolojileri ve metotlar kullanılarak işitme kaybının etkisi azaltılmaya çalışılır. İşitme sanayi modern teknoloji imkânlarını kullanarak faydaya odaklı işitme bilgisayarları üretemeye devam ediyor. Gün geçtikçe daha heyecan verici teknolojileri piyasaya sürüyor. Bu modern teknolojilere rağmen kullanıcı memnuniyetinin düşük olması teknolojiden ziyade uygulama eksikliğinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu eksikliği gidermenin tek yolunun eğitim ve öğretim olduğu açıktır. Bunun içindir ki odyoloji bilimi ve geniş bakış açısıyla duyma akustik eğitiminin gelişmesi zaruridir…

 

Bir işitme sanayicisi olarak ben ve dernekteki diğer işadamlarımız ve meslek üyelerimiz, toplumda var olan işitme ve anlama sorunlarının çözümüne yönelik araştırmalarının yapılması ve modern teknolojik metotlarla sorunları azaltılması için çaba göstermek bir sosyal sorumluluk projesidir. Bu nedenle projeyi gerçekleştirmek için maddi ve manevi destek sunmaktan kaçınmıyoruz. Bu projeye katkıda bulunmak isteyen tüm şahıs ve tüzel kişilerle çalışmayı canı gönülden arzu etmekteyiz.

 

Ülkemizde duyma akustiği biliminin gelişmemesi ve gerekli önemin verilmemesi diğer gelişmiş ülkelerden geri bırakılma mazereti hiçbir şekilde açıklanamaz. Dünyada 1960’lı yıllarda kurulan Odyolojinin ülkemizde onlarca yıl ihmal edilmesi sorumluların boynunda tarih boyunca bir suç olarak kalacaktır. 2010 yılına kadar Odyoloji biliminin tanınmaması ve geri kalması veya tek bir Odyoloğun olmaması kaderin cilvesi sayılmaz. Yüz binlerce gencimiz sokakta iş ararken ve milyonlarca işitme sorunlu hizmet beklerken sektörü dar çerçevede tutmak bir insanlık ayıbıydı.

 

Odyoloji biliminin yeniden yapılanması, uluslararası sektöre entegrasyonu için tamamen gönüllülerden oluşan bir grup arkadaşımızla sosyal sorumluluk çerçevesinde İCAAD derneğinin kurulmasına karar verildi. Duyma akustik organizasyonu ve eğitiminde rüştünü ispatlamış Almanya’nın Mainz şehrinde bulunan ve yarı resmi olan BIHA ile konu istişare edildi. İstişarenin sonucunda bizi manevi yönden desteklemelerine karar verildi. 15.02.2011 tarihinde BIHA başkanı Bayan Marianne Frickel, başkan yardımcısı Bayan Gabriele Gromke, AHA müdürü Gerrit Witschab ve Alman basın temsilcisi Medianvarlag’dan Bay Björn Kerzman’ın katıldığı bir basın günü Taksimde bulunan Ceylan Intercontinental Hotel’de düzenlendi. Basın gününde Türkiye’nin duyma akustik ve odyoloji durumu hakkında bilgiler sunuldu ve odyoloji bölümlerinin kurulma gerekliliğine vurgu yapıldı. Çok başarılı olan bu basın gününden sonra dikkatler odyoloji bilimine çekildi, YÖK’ün duyarlılığıyla Türkiye’de Odyoloji biliminin temelleri atıldı. Ve bugün 2018 yılına geldiğimizde ciddi bir mesafe kat edebildiğimizi görerek, ülkemizin bu alanda dünyada hak ettiği seviyeye kısa sürede yetişeceğine inanıyoruz.

 

Kurulan odyoloji fakültelerinde müfredat anlamında sıkıntılar olduğunun ve henüz istenilen seviye ve yeterlilikte olmadığının bilincindeyiz. Türkiye’deki eğitimin Avrupa’ya entegrasyonu konusunda müfredata duyma akustikle ilgili derslerin eklenmesinin zaruri olduğu bilinmelidir. Bir Odyolog’un görevi sadece klinisyenlik değildir, çözüm bulma ve adaptasyon da Odyolog’un görevleri arasındadır.

 

Ayrıca sektörün gelişmesine katkı sunmak için hazırladığım ”İşitme Cihazları Uyarlama Metotları” ve ”Duyma Akustiği ve İşitme Cihazları Teknolojisi” kitaplarının müfredatın oluşmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum.

 

Sağlık ve esenlikler dilerim.

Mehmet Emin Ağaç
İŞİTME CİHAZLARI AKUSTİK & AUDIOLOGY (Odyoloji) DERNEĞİ BAŞKANI